Sarmal enflasyonun oluşum nedenleri kanımca aşağıdaki şekilde sıralanabilir.
1- Siyasal-Sosyal Gelişmeler: Maliyet ve fiyat artışlarının, çağdaş toplum- refah devleti yaklaşımlarının, toplum için zorunlu hale getirdiği yükümlülükleri, sosyal-siyasal gelişmeleri ekonomik olaylar ile birlikte incelenmelidir. Aksi taktirde enflasyonun anlaşılması ve çözümlenebilme olanağı olmayacaktır.
Zira refah devletinde yoksulluk, adaletli bir gelir dağılımının gerçekleştirilmesi, hayat standardizasyonunun sağlanması, kabul edilebilir seviyede ( sürdürülebilir ) işsizlik oranının idamesi konusunda yönetenlere ciddi yükümlülükler düşmektedir.
Yönetimlere düşen ve sürekli genişleyen yükümlülük ve sorumluluklar, kamu borçlanma ve vergi oranlarının artmasına neden olmaktadır.
Toplam talep artışında, devletin yaşam standardını oluşturmak için üstlendiği yükümlülüklerin de ciddi katkısı olmaktadır. Ancak, yönetenler çağdaş toplum oluşturulmaya çalışılırken sosyal ve ekonomi yönetimi için ne gibi sorumluluklar üstlenmeleri gerektiği, bu sorunların çözümü için oluşturulması gereken stratejilerin eksiksiz tespit edememiş ve gerekli çözümleri de üretememiştir.
Zamanımızda, iletişim teknolojisindeki hızlı gelişme, ulaşım imkanlarının çok hızlı ve etkin şekilde gelişmesi, eğitim ve eğitim sistemlerinde meydana gelen değişiklikler yönetenlere, hizmet kalitelerini arttıracak, gerekli bilgi ve gelişimi yaratabilecek eleman temininde hükümetlere geniş imkanlar sağlamıştır. Ancak bu gelişmeler beraberinde, yönetenlerin toplum ihtiyaçlarına yönelik talep artışlarına, tüketici olarak piyasaya daha fazla girmesine ve talep yığılmalarına neden olmaktadır. Çağdaş üretim ve yaratılabilen kapasite artışları, dünyada oluşan talep birikiminin altında kalmıştır. Bu ise sarmal enflasyonun ciddi halkalarından birini oluşturmuştur.
2- Çok hızlı artan tüketim: İnsanoğlu çağdaş teknoloji ürünü olan buzdolabı, radyo, televizyon, bilgisayar, otomotiv, geleneksel yapı dışında çağdaş yapıda oluşturulan konut ihtiyaçları v.b., bunların tip ve modellerinin ve niteliklerinin sürekli değişmesi ve nüfus artışının da meydana getirdiği ilave talep artışları , talep eğrisinin çok şiddetle artmasına, arzı oluşturan toplam üretimin ise bu hızla arttırılamaması nedeni ile sarmal enflasyon oluşumuna ciddi katkıda bulunmaktadır.
Yönetenler enflasyonun varlığından genel olarak şikayetçidirler. Ancak, enflasyonun düşürülmesi için uygulanan ekonomik önlemlerin büyüme hızını düşürmesi, doğal bir sonuç olarak işsizlik oranındaki artışlar nedeni ile tüketimin arttırılmasına yönelik davranışlar sergilemektedir. Bu ise bir nevi tavşana kaç tazıya tut politikası niteliğindedir. Ancak tüketimi arttırabilmek için parasal gelir artışı sağlanması ihtiyacı vardır. Yönetenler süratle bunu da yerine getirirler. Dolayısı ile sarmal enflasyonun bir diğer halkası da meydana gelir. Ekonomik istikrar çalışmalarında denge bir üst sarmalda kurulmaya çalışılmaktadır.
3- Herkes için sağlanan eğitim imkanı: Eğitim anayasal bir haktır. Sağlanması görevi de yönetenlere yüklenmiştir. Kültür ve eğitim düzeyinin yükseltilmesi için yapılan yoğun çalışmalar, üniversite eğitiminin geliştirilmesi ve teşvik edilmesi ve nüfus artısı nedeni ile de devamlı şekilde artmaktadır. Bu sebeple geleneksel eğitim için kurulan okul binaları, kütüphaneler, yurtlar v.b. yetersiz kalmaktadır.
Eğitimin bir hak olarak kabul edilmesi, bütçe içersinde yer alan okul öncesi, ilköğretim, orta öğretim, üniversite ve üniversite sonrası eğitimleri için ayrılan payların giderek artmasına veya arttırılmasına neden olmaktadır. Zira bunların yapımı kadar, eğitmen ve yardımcı personel maliyetleri de çığ gibi artmaktadır.
Daha fazla eğitim, daha iyi eğitim vermek için yaratılan talebe uygun okul, derslik, malzeme, bilgi kaynağı, laboratuvar gibi araştırma alt ve üst yapılarını oluşturmak, yeterli ve kaliteli eğitmen ve yardımcı personel temin etmek gibi yüksek maliyetleri üstlenmek, yetersizlikler ile ilgili eleştirileri kabul etmek, karşılanılamayan talep ile ilgili sorumluluklarını azaltarak halkın talepleri karşısında sorumlu olmayan bir yapıda örgütlenmek gereği meydana çıkmıştır. Oluşturulan sınav sistemleri, orta ve üniversite öğrenimleri için buna en bariz örnekleri teşkil etmektedir.
İşte tür bu harcamalar da sarmal enflasyonun oluşumunda ciddi bir yer işgal etmektedir.
4- Sanki savaş varmış gibi körüklenen savunma harcamaları: Gerek soğuk savaş döneminde gerekse küreselleşen dünyada soğuk savaş sonrası oluşan stratejik dengelerde devletler varlıklarını idame ettirebilmek, iç ve dış güvenliklerini sağlayabilmek için en son modern silah, araç ve gereçler ile bunların kullanımına yönelik teknolojik alt yapıyı oluşturmak zorundadır. Özellikle bizim gibi dünyanın sıcak bölgesinde yer alan devletlerde gerek iç gelişmeler, gerekse dış etkenler ve çevresel nedenler ile yoğun bir silahlanma ve savunma harcaması yapılması son derece doğaldır.
Ancak, savunma harcamalarının yoğunluğunun ve kısıtlanmasının da ülke varlığı adına risk oluşturacağı bilinerek olanaksızlığı ülkemiz için sarmal enflasyonun halkalarından birini oluşturmaktadır.