![]() |
|
Sitemizin değerli konukları. Bildiğiniz gibi son günlerde sıkça kullanım hatası yapılan bir ekonomik terimi incelemek ve bu konudaki bilgileri güncellemenin doğru olacağını düşünerek, yıllardır kullanmadığımız ( direkt olarak ) mesleğimizin bir parçasını sizlerle paylaşmak ve bilgilerimizi ve bildiklerimizi tazelemek maksadı ile, günün konusu olan DEVALÜASYONU sizler adına incelemek ve yazmak ihtiyacı duydum. Devalüasyonu lügat anlamı ile açıklamak gerekir ise, şu şekilde tanımlanabilir. Ulusal paranın, yabancı para birimleri karşısında değerinin isteyerek belli bir amaca yönelik olarak düşürülmesine DEVALÜASYON denir. Burada dikkat edilmesi dereken şey, paranın değer yitiminin olmamasıdır. Karar idaridir, siyasidir. Devalüasyon yapılması için birçok sebep sayılabilir. Ancak, genel olarak iki temel nedene dayanarak yönetenler paranın değeri düşürmek ihtiyacı duyarlar.
1- İstikrar temini için yapılan DevalüasyonParanın iç değeri, dış değerinden daha hızlı düşmüş ise yani içeride fiyatların yükselmesine karşın paranın dış değerinde bir değişiklik olmamış ise, bu durumda istikrarı sağlamak için yapılan paranın dış değerinin düşürülmesi işlemine İSTİKRAR DEVALÜASYONU denir. Dünya literatüründe bu tür devalüasyona en tipik örnek olarak 1926-1928 yıllarında Fransız Poincare’ hükümetinin yaptığı uygulama gösterilmektedir. Savaş sonrası iç piyasada (Fransa’da ) fiyatlar yükselmiş, dış piyasada ise paranın değeri değişmemiştir. Bu sebeple oluşan ekonomik problemin durgunluğa neden olmadan çözülebilmesi, ekonomik kalkınmanın hızlandırılması için yapılan çalışmalar doğrultusunda 1928 yılında paranın dış değeri 5 de 4 oranında düşürülmüştür. Alınan önlemler, para politikasında ile de desteklenmiş ve ekonomide yeniden canlanma, dış ticarette gelişme sağlanmıştır. Bu tür istikrar DEVALÜASYONLARI ülkemizde de yapılmıştır. Bunlardan en önemlisi 1958 yılında yapılan 2,50 TL olan 1 $ nın 9.00 TL ye çıkarılmasıdır. Ayrıca 1970 yılında yapılan % 66 lık devalüasyon da bir istikrar devalüasyonudur. 1 $ =14,85 ye çıkarılmıştır. Şayet 2001 yılında oluşan kriz neticesinde dalgalı kur neticesi oluşan dengeler 800.000-850,000TL nin üzerinde bir rakamda denge sağlar ise ve bu dengenin burada oluşmasına siyasi irade de destek verir ise, bu politika gerek ekonomik, gerekse, toplumsal bir takım önlemleri beraberinde getirir ve ulusal bir birliktelik sağlanabilir ise yapılmakta olan işlemi bir İSTİKRAR TEMİNİNE YÖNELİK YAPILAN DEVALÜASYON OLARAK değerlendirebiliriz. Bir başka değişle kurda meydana gelen fiyat birikimi en kötü gözle gören ekonomistlerde bile % 20-25 den fazla değildir. Kur % 25 değiştiği taktirde 845,000.- Tl olmalıdır. İşte bu denge oluşacağı tahmin edilen rakamın üzerindeki bir artış DEVALÜASYON niteliği taşıyacaktır. 2-Dış Satımı Destekleme DevalüasyonuUluslar dış satımda karşılaştıkları zorlukları aşmak, rekabet güçlerini arttırmak maksadı ile de paralarının değerlerini düşürebilir. Buna da dış satımı desteklemek maksadı ile yapılan devalüasyon denilir. Uluslar dış satımlarında daralma meydana geldiğinde, rekabet güçlerini ve pazar paylarını korumak ve geliştirmek maksadı ile genel anlamda iki yol izlerler.
Ancak bu uygulamalar genel anlamda para birimi konvertibl olmayan ülkelerde yapılmaktadır. Bundan genel olarak parası konvertibl olan ülkelerde DEVALÜASYON olmaz, yapılamaz anlamını çıkarmak da yanlıştır. Zira dengeler para birimi olması gerekenden daha düşük seviyede oluşturulur ve siyasi irade de destekler ise bu ilan edilmemiş bir devalüasyondur. Konvertibl dövizlerde para birimleri arasındaki değer kayıp ve kazançları her gün oluşan arz ve talep ile belirlendiğinden, ülkelerdeki enflasyon farkları kadar milli para birimi değer kazanacak veya değer kaybedecektir. Dünyanın hiçbir ülkesinde tam serbest kur politikası uygulanmaz. Merkez bankaları zorunlu gördükleri anda ulusal para birimini destekleyerek, tedavüldeki para miktarını azaltarak veya arttırarak bu işlevlerini yerine getirirler. Zira müdahale olmaması durumunda spekülatif davranışlar ile gerek milli para değeri yeterinde fazla düşürülebilir veya yükseltilebilir. Bu işlemler yabancı para üzerine de gerçekleştirilebilir. İşte buna izin verilemez ve verilmemektedir. Paranın iç değeri ile dış değeri arasında dalgalanmaya rağmen farklılıklar olabilir. Yani Enflasyon değerinin altında yabancı para birimleri arttırılmış veya artmış ise makas açıklığı dediğimiz bir fark meydana gelir. Bu durumda iç piyasada oluşan fiyatlar doğru ise inanılmaz bir baskı kurların üzerinde birikecek ve bir müddet sonra milli para konvertibl de olsa, ani bir dalgalanma ile kurlar olması gereken değere gelecektir. |
| Devalüasyon Nedir ? |
| Ülkemizde Alınan Devalüasyon Kararları |
| 1994 İstikrar Tedbirleri |
| Sebep Sonuç İlişkisi ve Yapılması Gerekenler |
[ Ana Sayfa ] [ Temel Analiz ] [ Teknik Analiz ] [ Haberler ] [ İstatistiki Bilgiler ] [ Bilgiler ] [ Üyelik ] [ Sitemiz ] [ Çıkış ]